Gereğinden fazla uzun bayram tatilini falan geride bıraktıktan sonra yarın itibari ile işi okulu olanlar görev başına dönecekler. Pazartesi günlerinde klasik sendromlara alışkın olan güzel ülkemizin güzel insanları geniiişşş bayram tatilinden sonra işte okulda falan bir hayli zorlanacak orası kesin. Yarın sıkıcı bir o kadar da kasvetli bir Pazartesi bekliyor iş başı yapacakları.
Yukarıdaki gereksiz giriş paragrafını bağlamak gerekirse şu sıralarda sanki bizim ligimizde biraz Pazartesi sendromlarını andırmıyor mu sanki. Ortada ne büyük takımlar var ne de orta halli takımlar, sonuçlar maçlar bir garip bol pozisyon ve bol gol olmasını beklediğimiz maçlarda gol olmuyor tam tersini beklediğimiz maçlarda ise gol yağmurları oluyor.
Fenerbahçe - Galatasaray - Beşiktaş'ın hali içler acısı...Kayseri, Trabzon, Bursa ve birazda İstanbul Büyükşehir Belediye'de yukarılara çıkma çabası.
Dün gece İspanya'daki Futbol resitallerini izledikten sonra hele ki bugünkü maçları falan izlemek ne kadar zor geldi anlatamam size. Barca'nın basket maçını andıran maçta deplasmanda Almeira'ya 8 atması mı desem yoksa Real Madrid'in rakip tanımadan önüne geleni devirmesinden mi desem bilemiyorum ama artık ligimiz iyice keyifsiz hale geldi, iyice hastalıklı bir lig olduk.
Pazar günün kapanış maçında Kayserispor, ligin sıkıntılı takımı Galatasaray'ı ağırladı pozisyon üreten ancak gol bulamayan iki takımın maçı daha önce de sıkça olduğu gibi golsüz berabere sonuçlandı.
KAYSERİSPOR: 0 - GALATASARAY:0
Stat: Kayseri Kadir Has
Hakemler: Barış Şimşek, Volkan Narinç, Muharrem Yılmaz
Kayserispor: Souleymanou, Önder, Hamza (Dk. 71 Savaş), Aleksadre, Hasan Ali, Abdullah (Dk. 88 Moritz), Mehmet Eren (Dk. 78 Ali Bilgin), Santana, Selim, Zaleyeta, Ömer Şişmanoğlu
Galatasaray: Ufuk, Neil, Servet, Sabri (Dk. 62 Emre), Ali Turan, Hakan Balta, Ayhan, Barış, Elano (Dk. 82 Aydın), Kewell, Pino (Dk. 69 Mehmet Battal)
Sarı kartlar: Dk. 36 Ayhan, Dk. 45 Hakan Balta, Dk. 84 Emre (Galatasaray), Dk. 63 Hasan Ali (Kayserispor)
Tasarım & İçerik: Bora DÖNMEZ
Haftanın Maçı (Bursaspor-Trabzonspor)
Son yıllarda Bursa'daki maçlarda Bursaspor'un üstünlüğü gözden kaçmayacak cinsten.
--------
Bursa'da yapılan maçlarda Trabzonspor 13 galibiyet elde ederken, Bursaspor ise 8 kez sahadan galibiyetle ayrıldı. 13 maç ise beraberlikle sonuçlandı.
Trabzonspor, 42 kez rakip fileleri havalandırırken kalesinde 33 gole engel olmadı.
4 SEZONDUR KAZANAMIYORTrabzonspor, Bursa deplasmanlarından 4 sezondur galibiyetle ayrılma başarısı gösteremiyor.
Bursa'da en son galibiyetini Bursaspor'un ligden düştüğü 2003-2004 sezonunda 2-1 sonuçla elde eden Karadeniz ekibi, 2006-2007 ve 2008-2009 sezonunda 2-1 mağlup olmuş, 2007-2008 ve 2009-2010 sezonlarında 1-1 berabere kalmıştı.
İki takım arasında oynanan maçlarda en farklı galibiyeti ise 1988-1989 sezonunda 6-0'lık sonuçla Trabzonspor elde etti.
--------
Kayseri için liderlik vakti...
Spor-Toto Süper Lig'de 12.hafta açılış maçı Konyaspor ile Kayserispor arasında oynandı. Son haftalarda futbolu keyif veren, takım oyunu oynayan neredeyse tek takım haline gelen Sota'nın Kayserispor'u 89.dakika'da Zaleyata'nın attığı golle maç fazlasıyla zirveye oturdu ve takipçilerinin yapacağı maçları beklemeye başladı.
Uzun zamandır maçlarını takip etmeye çalıştığım Kayserispor gün geçtikçe daha da rayına oturuyor ve takım gitgide daha iyi futbol oynuyor. Özellikle içerdeki maçlarda taraftar desteğini arkasına alıp fırtına gibi esen Kayserispor deplasmanda da rakiplerin korkulu rüyası olmaya devam ediyor.
MAÇIN KARNESİHAKEMLER: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun
KONYASPOR: Orkun (6)- Basem Abbas (6), Erdinç (6), Serkan (6), Hakan (7)(Dk. 79 Bangoura), Kere (6), Emre Toraman (7), Veli (6), Erdal (7), Adnan (6)(Dk. 90 Montano), Tazemata (6)(Dk. 68 Ali Dere 5)
KAYSERİSPOR: Souleymanou (6)- Hasan Ali (6), Alexander (6), Önder (6), Mehmet Eren (7), Selim (6), Moritz (7), Serdar (7), Ömer (6)(Dk. 79 Ali Bilgin), Santana (6)(Dk. 72 Abdullah 5), Zaleyata (6)
GOL: Zaleyata (Dk.89)
SARI KARTLAR: Kere (Konyaspor), Hasan Ali, Alexander,
Önder (Kayserispor)
Rijkaard dönemi sona erdi
Hafta sonunda alınan Ankaragücü mağlubiyeti sonrasında Rijkaard ile kopma noktasına gelen ipler bugün itibari ile koptu ve Galatasaray Spor Kulübünden resmi açıklama geldi...
Açıklama Metni
GALATASARAY'DAN YAPILAN RESMİ AÇIKLAMA"20 Ekim 2010 tarihi itibarıyla Teknik direktörümüz Frank Rijkaard, antrenörümüz Johan Neeskens ve yardımcılarıyla yaptığımız karşılıklı görüşme sonucunda yollarımızı ayırma kararı vermiş bulunuyoruz...
Bugüne kadarki çalışma sürecimizde iş disiplini, çalışkanlığı, insanlığı, kimlik ve kişiliği ile karşılıklı ilişkilerimizde hiçbir sıkıntı yaşamadığımız tecrübe ve birikimini bizimle paylaşmaktan kaçınmayan sayın Frank Rijkaard’a Galatasaray’a verdiği emek ve mesaisi için teşekkürü borç biliriz.
Çalışması ve beyefendi kişiliğiyle birlikte olduğumuz süreçte futbol adamlığı ve ustalığını bu konuda deneyimlerini ve görüşlerini aynı ortamlarda soluduğumuz antrenörümüz Johan Neeskens’e Galatasaray camiasına katkıları, emeği ve çalışması için müteşekkir olduğumuzu belirtiriz.
Çalışması ve beyefendi kişiliğiyle birlikte olduğumuz süreçte futbol adamlığı ve ustalığını bu konuda deneyimlerini ve görüşlerini aynı ortamlarda soluduğumuz antrenörümüz Johan Neeskens’e Galatasaray camiasına katkıları, emeği ve çalışması için müteşekkir olduğumuzu belirtiriz.
Her iki ustanın yanısıra teknik heyetimizde yer alan Alberto Roca Pujol ve Carlos Quadrat’a da bugüne kadar kulübümüz bünyesinde vermiş oldukları mesaileri için teşekkür ederiz."
Kanarya Dört Köşe
Spor Toto Süper Lig'in 8. haftasının kapanış maçında Fenerbahçe, Konyaspor deplasmanındaydı. Galatasaray maçı öncesindeki son maçta Alex' siz Fenerbahçe farka koştu.İstanbul dışındaki ilk deplasman galibiyetini almak amacıya Konya'ya gelen sarı - lacivertli ekip amacına ulaştı. Emre, Stoch, Lugano ve Semih'in golleriye 4-1 lik skorla zafere ulaşan Fenerbahçe, kadıköy'deki Galatasaray maçına hazır olduğunun sinyallerini verdi.
Mücadelenin 2.yarısında oyunu rölanti' ye alan Fenerbahçe rahat bir galibiyete imza attı. Galatasaray ve Beşiktaş'ın kendi sahalarında mağlup olduğu, Bursaspor'un da berabere kaldığı haftada galip gelen Fenerbahçe puanını 16 ya çıkararak 4.sıraya yerleşti.
Konyaspor - Fenerbahçe
İŞTE MUHTEMEL 11'LER
KONYASPOR: Gökhan, Kere, Emrah, Hakan Aslantaş, Martin Klein, Adnan, Burak, Dockal,
***TEKNİK DİREKTÖR: Ziya Doğan
FENERBAHÇE: Volkan,
***TEKNİK DİREKTÖR: Aykut Kocaman
***Saat: 20.00
Yayın: Lig TV
Cim-Bom'da Baros Şoku
SON DAKİKA
G.Saray'ı F.Bahçe maçı öncesinde sıkıntısını daha artıracak haber golcüsü Milan Baros'tan geldi. Ankaragücü maçının ikinci yarısında sakatlanıp oyunu terketmek zorunda kalan Çek golcünün bugün yapılan kontrolünde kesin olarak Fenerbahçe maçında oynamayacağı ortaya çıktı. Milan Baros'un bu hafta takımla birlikte antrenmana katılmasının mümkün olmadığı öğrenildi.
Aslan'ın Sarı - Lacivert Fobisi...
Galatasaray 2 - 4 Ankaragücü
İlk golde büyük hata
Ankaragücü'nün hızlı başladığı mücadelede ilk gol 3.dakika'da Metin'den geldi. Ankara temsilcisi kendi lehine çalınan serbest atışı hızlı şekilde kullandı bu sırada yan hakem Serdar Akçer önce bayrağı ile orta hakem Tolga Özkalfa'yı uyardı ancak orta hakem mücadeleyi devam ettirdi ve golü verdi, gol sonrasında hakeme tepki gösteren Galatasaraylı futbolcu ve taraftarların tepkileri sonucu değiştirmedi ve erken gelen golle Ankaragücü öne geçti. Golle ilgili olarak haberin ötesinde bir yorum yapmak gerekirse net olarak hatalı bir gol olduğu ifade edilebilir, yan hakem'de bunu gol atılmadan önce ifade etmeye çalıştı ancak pozisyonu görmeyen orta hakem Tolga Özkalfa'nın oyunu devam ettirmesi yanlıştı.
Aslan'ın Savunması S.O.S veriyor
Galatasaray takımının savunma performansı, Ankaragücü karşısında da beklentileri karşılayamadı. Özellikle defansın arkasına atılan toplarda kademe anlayışını oturtamayan sarı-kırmızı ekip , Ankaragücü karşısında benzer hatalardan iki gol yemekten kurtulamadı. Bu sezon kalesinde ilk kez 4 gol birden gören Galatasaray, geride kalan 8 haftada rakiplerinin 12 golünü engelleyemedi.
*Son Yorum : Galatasaray Spor Kulübü ile aynı yaştaki, en yaşlı Galatasaray'lının (Fatma Nine) tribünden takip ettiği mücadelede, Galatasaray net olarak rakibine boyun eğdi, mücadeleden uzak, tat vermeyen oyunu ile aslan takımda iç huzurun olmadığının sinyalini verdi. Galatasaray taraftarı ise Rijkaard konusunda artık taviz vermediğini yönetime gösterdi verdi. Son söz olarak haftaya oynanacak Fenerbahçe derbisi öncesi umut vermeyen Galatasaray; taraftar, yönetim ve futbolcuları ile Sarı - Lacivert fobisini sürdürüyor. Önümüzdeki hafta kadıköy'deki maçta geleneğin bozulup, bozulmayacağı ise merak konusu...
Yazan: Bora DÖNMEZ
Hafta Sonu Futbol Keyfi ( TV )
Hafta Sonu Yerli - Yabancı onlarca Maç TV' de olacak peki ama hangi kanal'da izleyebiliriz ?
Hafta Sonu Futbol Keyfi
15 Ekim Cuma
20.00 Bursaspor – Kardemir Karabük (LİG TV)
21.30 Köln – Borussia Dortmund (TRT 3)
16 Ekim Cumartesi
14.00 Kartalspor – Kayseri Erciyesspor (TRT 1)
15.30 Eskişehirspor – İstanbul Belediye (DIGI)
16.30 Bayern Münih – Hannover (TRT 3)
17.00 Arsenal – Birmingham (SPORMAX)
17.00 Manchester United – West Bromwich (Spormax)
17.30 Gaziantepspor – Bucaspor (DIGI)
19.00 Beşiktaş – Manisaspor (LİG TV)
19.00 Atletico Madrid – Getafe (NTVSPOR)
19.30 Aston Villa – Chelsea (SPORMAX)
21.00 Barcelona – Valencia (NTVSPOR)
22.00 Toulouse – PSG (KANAL A)
23.00 Malaga – Real Madrid (NTVSPOR)
00.30 Flamengo – Internacional (SPORMAX)
17 Ekim Pazar
14.00 Boluspor – Denizlispor (TRT 1)
15.30 Everton – Liverpool (SPORMAX)
15.30 Gençlerbirliği – Antalyaspor (DIGI)
15.30 Kasımpaşa – Trabzonspor (LİG TV)
16.30 Kaiserslautern – Eintracht Frankfurt (TRT 3)
17.30 Kayserispor – Sivasspor (DIGI)
18.00 Blackpool – Manchester City (SPORMAX)
18.00 Lens – Rennes (KANAL A)
18.30 Hoffenheim – Mönchengladbach (TRT 3)
19.00 Galatasaray – Ankaragücü (LİG TV)
19.30 Çaykur Rize – Giresunspor (TRT 1)
22.00 Guarani – Corinthians (SPORMAX)
22.00 Lyon – Lille (KANAL A)
22.00 Sporting Gijon – Sevilla (NTVSPOR)
18 Ekim Pazartesi
20.00 Adanaspor – Diyarbakırspor (TRT 6)
20.00 Konyaspor – Fenerbahçe (LİG TV)
Nazar Değdi
Fenerbahçe'ye geldiği günden beri golleriyle Fenerbahçe'nin skor yükünü taşıyan ve İspanya'dan büyük beklentilerle alınıp çok kötü bir sezon geçiren Daniel Guiza'dan sonra Fenerbahçe camiasının gönlünde taht kuran Mamadou Niang milli takımdan sakat döndü. Senegal Milli Takımı'nda çıktığı 2 maçta da 5 golü bulunan futbolcunun hafif bir şekilde sakatlandığı ve sağ diz iç yan bağlarında yırtık olduğu ifade edildi. Yırtığın büyümemesi için Niang'ın tedavisine hemen başlandığı öğrenildi.
Niang, Konyaspor mücadelesinde forma giyemeyecek ancak 24 Ekim'de Şükrü Saraçoğlu Stadyumunda oynanılacak olan Galatasaray mücadelesinde forma giyebilecek.
YİNE BİZE HÜSRAN...

Şimdi ne olacak söylüyorum, hatta iddia ediyorum; Milli aradan sonra ligler başlayacak yavaş yavaş bu hüsran unutulacak zaten önümüzde geniş bir milli ara var bu arada takım toparlanır diye işler akışına bırakılacak ama hiç bir şey istendiği gibi olmayacak, yumurta kapıya dayanınca ancak formül üreten biz Türkler yine işleri son dakikaya bırakacağız ve üzülerek söylüyorum ki bu takım ve bu teknik kadro ile Euro 2012' de hayal olacak. Hayal olacak olmasına ama bu bizim ülkemizde çok da bir olumsuz etki yaratmayacak zaten kaç tane büyük turnuva oynadık ki bu güne kadar gitmediğimiz turnuva sayısı gittiğimiz turnuva sayısından çok daha fazla.
Skora falan hiç takılmıyorum ama dün gece Azeriler bileklerinin hakkı ile yendiler bizi, biz daha Mesut Özil' lere takılmaya devam ettikçe, herkes sadece şu yapılmalı diye ahkam kestikçe, arpa boyu yol almamız mümkün değil.
Mesut Özil dosyası
Son günlerde spor gündemini ziyadesiyle meşgul eden bir konu olan Mesut Özil konusunu siteye taşımak istedim, Şu günlerde Mesut'u ıslıklayan da var alkışlayan da. Islıklayanlar neden ıslıkladığını biliyor mu o konuda bir fikrim yok ama ben neden alkışladığımı biliyorum, kısa ve öz olarak Mesut'un hikayesi söyle; Mesut Özil 15 Ekim 1988'de Almanya'nın Gelsenkirchen kentinde dünyaya geldi. Anne ve Babası Zonguldak nüfusuna kayıtlılar. 1970'li yıllarda İşçi sıfatıyla Almanya'ya göç eden milyonlarca insandan ikisi olarak kayıtlara geçiyorlar. Daha sonra 1988 yılında Mesut dünyaya geldi.Küçükken mahallesinde "Maymun kafesi" diye adlandırılan futbol sahasında gece gündüz, karda yağmurda sürekli arkadaşlarıyla top oynayan Mesut futbola 1995 yılında DJK Westfalia 04 Gelsenkirchen takımında başladı. Hayatı boyunca bir çok takımda oynayan Mesut'un başlamadan biten Türkiye yolculuğunu anlatmak aslında neden alkışlamak gerektiğinin net olarak göstergesi olacaktır.
Başlamadan biten Türkiye macerası...
Schalke 04’ün gençler takımında bir yıl kadar top koşturduktan sonra ve Bayern Münih‘i 2-1 yenerek gençlerde Almanya Şampiyonu olduktan sonra, o dönemde Schalke 04 başkanlığını yürüten Gerhard Rehberg, Mesut Özil'i yakın dostu olan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'e götürür. O tarihte Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın ile görüşüp futbolcuyu idmana götürmüş ancak yöneticiler "Bu çocuk çok cılız. Solucan gibi. Bundan futbolcu olmaz. Denemeye bile gerek yok." sözünün üzerine Beşiktaş’ın kapısını çalmışlar ama onlar da "Futbolcu tipi yok" diyerek benzer bir tavır sergilemiş. Bu yaşananlardan sonra Fenerbahçe’nin yolunu tutmaya ise cesaret edememişler. Türkiye macerası başlamadan biten Mesut, 12 Ağustos 2006 tarihinde Schalke 04 ile profesyonel kontrat imzaladı.
Yukarıda 3 büyükler diye tabir ettiğimiz futbol takımlarımızın Mesut'a yaklaşımını gördük, aslında bu sadece Mesut'un özelinde yaşanan bir hikaye değil elbette gençlere şans vermek yerine 30 yaş üstü Brezilya'lı içi geçmiş adamları ülkemize getirip onların karınlarını doyurmayı görev edinen kulüp başkanları ve yöneticilerinin ortaya çıkardığı doğal sonuçtur bu.
Mesut şu anda Real Madrid'de yani dünya üzerinde futbol oynayan ya da oynamayı hayal eden her insanın olmak istediği en yüksek noktada onun oradaki başarısı ile nasıl övünüp '' TÜRK İŞTE HELAL OLSUN ÇOCUĞA '' diye övünmeyi biliyorsak Almanya formasıyla oynadığında da en azından saygı duymayı bilmeliyiz diye düşünüyorum. Ayrıca bizim kulüplerimizde bu zihniyet olduğu müddetçe nice Mesutlar, Türkiye dışında diğer ülkeleri seçecektir. Değişeceğini pek düşünmesem de temennim o yöndedir ki umarım en kısa zamanda bu zihniyet değişir ve bu çocukları ülkemize kazandırmayı başarırız.
Başlamadan biten Türkiye macerası...
Schalke 04’ün gençler takımında bir yıl kadar top koşturduktan sonra ve Bayern Münih‘i 2-1 yenerek gençlerde Almanya Şampiyonu olduktan sonra, o dönemde Schalke 04 başkanlığını yürüten Gerhard Rehberg, Mesut Özil'i yakın dostu olan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'e götürür. O tarihte Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın ile görüşüp futbolcuyu idmana götürmüş ancak yöneticiler "Bu çocuk çok cılız. Solucan gibi. Bundan futbolcu olmaz. Denemeye bile gerek yok." sözünün üzerine Beşiktaş’ın kapısını çalmışlar ama onlar da "Futbolcu tipi yok" diyerek benzer bir tavır sergilemiş. Bu yaşananlardan sonra Fenerbahçe’nin yolunu tutmaya ise cesaret edememişler. Türkiye macerası başlamadan biten Mesut, 12 Ağustos 2006 tarihinde Schalke 04 ile profesyonel kontrat imzaladı.
Yukarıda 3 büyükler diye tabir ettiğimiz futbol takımlarımızın Mesut'a yaklaşımını gördük, aslında bu sadece Mesut'un özelinde yaşanan bir hikaye değil elbette gençlere şans vermek yerine 30 yaş üstü Brezilya'lı içi geçmiş adamları ülkemize getirip onların karınlarını doyurmayı görev edinen kulüp başkanları ve yöneticilerinin ortaya çıkardığı doğal sonuçtur bu.
Mesut şu anda Real Madrid'de yani dünya üzerinde futbol oynayan ya da oynamayı hayal eden her insanın olmak istediği en yüksek noktada onun oradaki başarısı ile nasıl övünüp '' TÜRK İŞTE HELAL OLSUN ÇOCUĞA '' diye övünmeyi biliyorsak Almanya formasıyla oynadığında da en azından saygı duymayı bilmeliyiz diye düşünüyorum. Ayrıca bizim kulüplerimizde bu zihniyet olduğu müddetçe nice Mesutlar, Türkiye dışında diğer ülkeleri seçecektir. Değişeceğini pek düşünmesem de temennim o yöndedir ki umarım en kısa zamanda bu zihniyet değişir ve bu çocukları ülkemize kazandırmayı başarırız.
YAZAR: BORA DÖNMEZ
KAYNAK: Vikipedi(TR)
Fransa'da Roman Havası !
Klavyem alışmışken 2.yazıyı da bekletmeden yazalım diye koyulduk yola bastık tuşlara basmaya, nitekim bugün ilk yarısını ara ara 2.yarısının da tamamını takip etmeye fırsat bulduğum Fransa - Romanya maçını yazmak iyi fikir gibi geldi şu dakikalarda.Fransa takımını bir Thierry Henry hayranı olarak dikkatle takip etmeye çalıştım yıllarda ancak bir çok futbol sever gibi 2010 Dünya Kupası grup eleme maçlarında Thierry'nin elle verdiği pas sonucunda attıkları golden sonra tabiri caiz ise küstüm Fransızlar. Nitekim 2010 Dünya Kupasında beddualar tuttu, Dünya Kupasından hüsranla dönen Fransızlar, Güney Afrikadan evine sadece sorunları ve takımdaki çalkantıyı götürdü.
Takım içindeki kadro revizyonları, teknik direktör değişiklikleri, spekülasyonlar olaylar derken sancılı bir dönem sonunda simdi Euro 2012 Elemeleri için sahneye çıktılar.
Uzun ve biraz da can sıkıcı olduğunu tahmin ettiğim girizgahın ardından gelelim sadede, Fransa bugün Romanya karşısında güle oynaya kazanmasa da teknik direktör Blanc yönetiminde toparlandığının sinyalini verdi ve Romanya takımını 2-0 devirmeyi bildi.
Fransa umarım 2012 Avrupa Şampiyonasında oturmuş kadrosu ve futbolu ile gündeme gelir ve biz futbol severlerde onları izlemekten keyif almaya başlarız.
*Küçücük bir dip not: Ayrıca mücadelenin alt bitmesi de sevindirici. (Tamamen duygusal) '' =) ''
Bora DÖNMEZ
Vuciniç'ten İlginç Gol Sevinci
Dünya Kupasından sonraki ilk blog yazım oluyor şu andaki ne kadar uzun zaman geçmiş, blogu bir hayli ihmal etmişim ama bundan sonraki süreçte bir şeyler karalamaya devam etmek niyetindeyim bakalım ne kadar sadık olacağım bu duruma.
Aslında bu satırları yazmamdaki en büyük ilham kaynağım dün gece oynanan 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde dün İsviçre'yi 1-0 yenen Karadağ'ın golünü atan Mirko Vuciniç' in attığı gol sonrasındaki sevinciydi. Yeşil sahalarda pek fazla görmediğimiz biçimde sortunu çıkarıp kafasına geçiren vuciniç doğal olarak bu hareketi sonrasında donuyla kaldığı için hakem sarı kartı çıkardı. Maçın 67.dakikasından sonra maçı izleyen herkesin inşallah bir gol daha atmaz şu herif bi daha görmek zorunda kalmayız donunu dediğini duyar gibi oldum. Nitekim mücadelede başka gol olmadı ve Karadağ takımı Vuciniç in enteresan sevinçli golüyle mücadeleyi 1-0 kazanarak 3'te 3 yaparak grupta 9 puanla liderlik koltuğuna kuruldu.
Aslında bu satırları yazmamdaki en büyük ilham kaynağım dün gece oynanan 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde dün İsviçre'yi 1-0 yenen Karadağ'ın golünü atan Mirko Vuciniç' in attığı gol sonrasındaki sevinciydi. Yeşil sahalarda pek fazla görmediğimiz biçimde sortunu çıkarıp kafasına geçiren vuciniç doğal olarak bu hareketi sonrasında donuyla kaldığı için hakem sarı kartı çıkardı. Maçın 67.dakikasından sonra maçı izleyen herkesin inşallah bir gol daha atmaz şu herif bi daha görmek zorunda kalmayız donunu dediğini duyar gibi oldum. Nitekim mücadelede başka gol olmadı ve Karadağ takımı Vuciniç in enteresan sevinçli golüyle mücadeleyi 1-0 kazanarak 3'te 3 yaparak grupta 9 puanla liderlik koltuğuna kuruldu.
Güzeller Geçidi 2.0 :)
Dünya Kupasında çeyrek final maçlarından önce hazır 2 gün ara varken iyi değerlendirelim istedik daha önce 1.sini yayınladığımız tribün güzellerinin 2.bölümünü yayınlıyoruz. İyi seyirler :)




Fazla söze gerek yok
Dünya Kupası 2. tur maçları sona erdi çeyrek finale çıkan takımlar belli oldu iyi ama yukarıdaki fotoğrafla ne ilgisi var diyeceksiniz doğru aslında bir ilgisi yok. Yukarıda güzeller Paraguay'da Japonya-Paraguay maçını dev ekranda izleyenlerden sadece birkaçı neyse Paraguay'a selam olsun diyerek maç yazısına geçelim :)
2010 Dünya Kupası ikinci turunda Japonya ile karşılaşan Paraguay, normal süresi ile uzatma bölümü 0-0 eşitlikle tamamlanan maçta, rakibine penaltılarda 5-3 üstünlük sağlayarak çeyrek finalist oldu.
Maça her iki takım da hırslı başladı, ancak orta saha mücadelesi şeklinde geçen ilk 20 dakikalık bölümde rakip kale önünde etkili olamadı. Maça bu dakikadan sonra kısa bir süre için de olsa hareketlilik geldi. Paraguay'ın Lucas'la bulduğu pozisyonda Japon kaleci Kawashima topun ağlarla buluşmasına izin vermedi. 22. dakikada bu kez gole yaklaşan taraf Japonya oldu. Matsui'nin ceza sahasının dışından sert bir şekilde kaleye gönderdiği top, üst direkten geri geldi. Bu iki pozisyonunun ardından maç, eski ağır ritmine döndü ve sonuç getirmeyen karşılıklı ataklarla geçti.
Japonya, 39. dakikada tekrar gole yaklaştı. Honda, ceza sahası çizgisinin hemen dışında buluştuğu topu, solunda boşta bulunan arkadaşına vermek yerine kaleye göndermeyi tercih etti ve dışarı doğru falso alan top, direğin yanından dışarı çıktı. Her iki takımın da kontrollü oynamaya çalıştığı ilk 45 dakika, çok da keyif vermeyen mücadelenin ardından 0-0 sona erdi. Taraflar ikinci yarıya, ilk 45 dakikadaki 11'leriyle başladı. Aynı tempoda oynanan ikinci yarıda hem Paraguay, hem de Japonya hücumda organize olmayı başaramadı. Hücumda, takım oyunu bir yana, bireysel becerilerden de uzak olan iki takım arasındaki mücadele orta sahada devam etti ve ikinci 45 dakika da 0-0 sona erdi.
Uzatma dakikalarına, rakibine oranla daha hızlı başlayan Paraguay, 97. dakikada Valdez'le gole yaklaştı. Topla ceza sahası içinde buluşan Valdez'in gol denemesine, iyi yer tutan ve kalesinden zamanında çıkan kaleci Kawashima izin vermedi. Eşitliğin uzatma dakikalarında da bozulmaması üzerine penaltılara gidildi. Paraguay, Baretto, Lucas, Riveros, Valdez ve Cardozo ile kullandığı 5 penaltı vuruşunu da golle sonuçlandırdı. Japonya'da ise Endo, Hasabe ve Honda penaltı atışlarını gole çevirirken, Komano'nun penaltı vuruşunda top, direğe çarparak auta gitti. Böylece penaltı atışlarında rakibine 5-3 üstünlük sağlayan Paraguay çeyrek finalist oldu.
Dünya Kupasında Günün Programı
Fifa 2010 Dünya Kupasında 2.tur maçları ile birlikte heyecanda giderek artıyor.
Maç Programı
17:00 * Hollanda - Slovakya
21:30 * Brezilya - Şili
Maç Programı 17:00 * Hollanda - Slovakya
21:30 * Brezilya - Şili
Çeyrek'de dev buluşma: Almanya - Arjantin
2010 Dünya Kupasında İngiltere''yi 4-1 yenerek çeyrek finale yükselen Almanya ile Maradona'lı Messi'li Arjantin karşı karşıya gelecek. Dünya Kupasında artık son düzlüğe girilmek üzere, çok tartışılan bir golle öne geçerek Meksika'yı elemeyi başaran Arjantin, İngiltere'yi kale çizgisinin yarım metre içine düşen ancak hakem tarafından gol olarak değerlendirilmeyen tartışmalı bir maç sonunda elemeyi başaran Almanya ile karşılaşacak. Dünya Kupasının bana göre en keyifli ve mücadele gücü yüksek olmasını beklediğim karşılaşmayı tüm dünya merakla bekliyor.
Hakemlerden tarihi hatalar...
Dünya Kupasında 2.tur maçları oynanıyor bugün 17:00'da İngiltere ile Almanya mücadele etti. Keyifli zevkli geçen mücadelede çizginin yarım metre içerisine düşen ve ardından geri çıkan topu gol olarak değerlendirmeyen yan hakem oyunun kaderini direkt etkiledi. Aslında daha sonra yazmayı planladığım Arjantin - Meksika maçından su an bahsetmek durumunda kaldım bunun sebebi ise yine bir yan hakem hatası Arjantinin açık ara ofsayt olan 1.golünde ofsayt kararı vermeyerek golu veren diğer bir yan hakeme ise ne söylemek gerek bilmiyorum. Aslında hakemlerinde ötesinde hata Fifa'nın halen günümüz teknolojisinden yararlanmaması büyük hata. Bence Fifa en azından tartısmalı pozisyonların görüntülenmesini ve teknoloji sayesinde en azından hataların bir nebze de olsa azaltılmasını sağlayabilir diye düşünüyorum.
Uruguay Çeyrek Finalde...
3.5 milyon nüfuslu, iki kez dünya kupasını müzesine götürmeyi başaran Uruguay, Luis Suarez'in bitime dokuz dakika kala attığı mükemmel golle 32 yıl sonra Dünya Kupası'nda çeyrek finale kaldı.
Suarez'in golüyle ilk yarıyı önde kapatan Uruguay karşısında Güney Kore ikinci yarıda Lee Chung-yong ile eşitliği yakaladı. Suarez 81'de skoru tayin etti.
Port Elizabeth'teki karşılaşmaya daha canlı başlayan Güney Kore 5. dakikada gole yaklaştı. Park Chu-Young'un kullandığı frikikte top direkten döndü.
Güney Kore kalecisinin büyük hatası Uruguay'a 8. dakikada golü getirdi. Diego Forlan'ın soldan ortasında Jung Sung-ryong kalesini terk etti ama anlaşılmaz bir şekilde topa hamle yapmadı, arka direkteki Luiz Suarez meşin yuvarlağı filelere gönderdi.
İlk yarının kalan bölümünde Güney Kore daha etkili göründü ama gruplarda gol yemeyen Uruguay savunmasını aşmayı başaramadı.
Uzakdoğu ekibi daha çok uzaktan şutlarla şansını denerken, Uruguay Forlan ve Suarez ile etkili olmaya çalıştı ama kayda değer bir tehlike yaratamadı.
Gruplar tamamlandı, heyecan dorukta
Dünya Kupasında heyecan artarak devam ediyor. Grup maçları tamamlandı, 2.tura çıkan takımlar ve eşleşmeler belli oldu. Hayal kırıklığı yaratan takımlar ve beklenmedik performansı ile göz dolduran takımlar oldu elbette.
Dünya Kupası 2. Tur Eşleşmeleri
26-Haziran / Uruguay - Kore Cumhuriyeti / Saat 17:00
26-Haziran / A.B.D - Gana / Saat 21:30
27-Haziran / Almanya - İngiltere / Saat 17:00
27-Haziran / Arjantin - Meksika / Saat 21:30
28-Haziran / Hollanda - Slovakya / Saat 17:00
28-Haziran / Brezilya - Şili / Saat 21:30
29-Haziran / Paraguay - Japonya / Saat 17:00
29-Haziran / İspanya - Portekiz / Saat 21:30
Dünya Kupası 2. Tur Eşleşmeleri
26-Haziran / Uruguay - Kore Cumhuriyeti / Saat 17:00
26-Haziran / A.B.D - Gana / Saat 21:30
27-Haziran / Almanya - İngiltere / Saat 17:00
27-Haziran / Arjantin - Meksika / Saat 21:30
28-Haziran / Hollanda - Slovakya / Saat 17:00
28-Haziran / Brezilya - Şili / Saat 21:30
29-Haziran / Paraguay - Japonya / Saat 17:00
29-Haziran / İspanya - Portekiz / Saat 21:30
Birlikte Turladılar (Brezilya-Portekiz)
Dünya Kupasında üst tura çıkan takımlar artık belli oluyor.G grubunda kuralar çekildiğinde hemen hemen tüm futbolseverlerin ilgisini toplayan ve bu maç izlenmeye değer olarak düşünülen. Bol gollü heyecanlı olması öngörülen mücadele golsuz, tatsız-tuzsuz geçti. 0-0 biten mücadele sonucunda Brezilya grup lideri olarak üst tura çıkarken, Portekiz ise grubu 2.olarak tamamladı. 17:00'da başlayan diğer mücadele ise Fildişi Sahilleri ile Kuzey Kore karşı karşıya geldi mücadele Fildişi Sahillerinin 3-0 lık üstünlüğü ile sona erdi..
Grubun Kaderini Kuzey Kore Belirledi
Kupa henüz başlamadan önce blog'da yazdığım gibi grubun kaderini belirleyen takım Kuzey Kore oldu. Grubun ilk maçında Brezilya ile karşılaşan Kuzey Kore iyi mücadele ederek olumlu sinyaller vermişti. İlk maçta Brezilya karşısında attığı gol ile Dünya Kupasındaki tek golünü bulan Kuzey Kore ikinci maçında ise Portekiz karşısında adeta dağıldı. Portekiz ile oynadığı 90 dakika sonunda mücadeleden 7-0 lık bir mağlubiyetle ayrılan Kuzey Kore aynı zamanda gruptan çıkacak takımı da belirlemiş oldu.
Grubun Kaderini Kuzey Kore Belirledi
Kupa henüz başlamadan önce blog'da yazdığım gibi grubun kaderini belirleyen takım Kuzey Kore oldu. Grubun ilk maçında Brezilya ile karşılaşan Kuzey Kore iyi mücadele ederek olumlu sinyaller vermişti. İlk maçta Brezilya karşısında attığı gol ile Dünya Kupasındaki tek golünü bulan Kuzey Kore ikinci maçında ise Portekiz karşısında adeta dağıldı. Portekiz ile oynadığı 90 dakika sonunda mücadeleden 7-0 lık bir mağlubiyetle ayrılan Kuzey Kore aynı zamanda gruptan çıkacak takımı da belirlemiş oldu.
Dünya Kupasına Fransız Kaldılar...
Dünya Kupasında artık gruptan çıkmaya hak kazanan takımlar yavaş yavaş belli oluyor. A Grubunun kader maçları bugun saat 17:00'da oynandı. Mücadeleler sonucunda daha önce tahmin edip bloga da yazdığım gibi Uruguay ve Meksika el ele turladı. Fransa ve ev sahibi Güney Afrika turnuvaya veda etti. Fransa dosyasını yarından itibaren yazmaya başlayacağım blog'da ancak söylemeden geçemeyeceğim Fransa'nın elenmesine sevindim, Fransa tam bir hayal kırıklığı yaratarak grupta sonuncu oldu ve sadece 1 gol atıp 1 puan topladı. Ev sahibi Güney Afrika ise grubu 3. olarak tamamladı ve dünya kupası macerasını erken noktaladı.Güney Afrika'nın elenmesine sevindim mi evet sevindim; en azından yoğun vuvuzela sesleri biraz olsun azalacak gibi duruyor. Yandaki Afrikalı Vuvuzela çalan çocuğun farklı bir versiyonları şu günlerde evimiz çevresinde türemiş durumda, Turkcell Süper Lig maçlarında duyarız diye korkmaya başladım...
Meksika-Uruguay el ele 2.tura
Dünya Kupası heyecanı devam ediyor. Bazı maçlar beklentilerin altından kalsa da özellikle 2.maçlarla birlikte kupaya hareket geldiğini, biraz daha gollü maçların olduğunu söylemek mümkün...
Son maçlarla birlikte artık 2.tura çıkacak takımlar belli olacak ve kupada 2.tur heyecanı başlayacak. Durum böyle iken artık takımlarda kendi adlarına ince hesaplar yapmaya başladı.
A grubunda son maçlar yarın saat oynanacak. Kupada gruplardaki son maçlar olduğundan başlama saatleri aynı olacak.. Kupa başlarken bu grubun favorisi olarak nitelendirilen Fransa'nın işi artık dualara kaldı desek yeridir. A gurubunda eğer bir sürpriz olmaz ise Meksika ile Uruguay tur atacak... Meksika ile Uruguay Rustenburg'da saat 17:00'da karşı karşıya gelecek mücadelenin herhangi bir şekilde beraberlikle sonuçlanması her iki tarafıda üst tura taşıyacak. Grup sonuncusu ve aynı zamanda ev sahibi takım olan Güney Afrika ise yine aynı saatte Bloemfontei'te Fransa'yı ağırlayacak...
İlk iki maçından sadece 1 puanla ayrılan Fransa Rustenburg'dan gelecek güzel haberi bekleyecek ama bu haberin gelmesi bir hayli zor. Uruguay ve Meksika cephesi beraberliğe dünden razı. Oyun da tamamen bunun üzerine kurulu olacak. Fransa geride kalan 2 maçta gol atmayı başaramadı. Fransa'yı dünya kupası eleme grubu son maçında el ile verdiği pasla finallere taşıyan Thierry Henry'nin bu mücadelede görev yapması bekleniyor...
Son maçlarla birlikte artık 2.tura çıkacak takımlar belli olacak ve kupada 2.tur heyecanı başlayacak. Durum böyle iken artık takımlarda kendi adlarına ince hesaplar yapmaya başladı.
A grubunda son maçlar yarın saat oynanacak. Kupada gruplardaki son maçlar olduğundan başlama saatleri aynı olacak.. Kupa başlarken bu grubun favorisi olarak nitelendirilen Fransa'nın işi artık dualara kaldı desek yeridir. A gurubunda eğer bir sürpriz olmaz ise Meksika ile Uruguay tur atacak... Meksika ile Uruguay Rustenburg'da saat 17:00'da karşı karşıya gelecek mücadelenin herhangi bir şekilde beraberlikle sonuçlanması her iki tarafıda üst tura taşıyacak. Grup sonuncusu ve aynı zamanda ev sahibi takım olan Güney Afrika ise yine aynı saatte Bloemfontei'te Fransa'yı ağırlayacak...
İlk iki maçından sadece 1 puanla ayrılan Fransa Rustenburg'dan gelecek güzel haberi bekleyecek ama bu haberin gelmesi bir hayli zor. Uruguay ve Meksika cephesi beraberliğe dünden razı. Oyun da tamamen bunun üzerine kurulu olacak. Fransa geride kalan 2 maçta gol atmayı başaramadı. Fransa'yı dünya kupası eleme grubu son maçında el ile verdiği pasla finallere taşıyan Thierry Henry'nin bu mücadelede görev yapması bekleniyor...
21-Haziran-2010/ Dünya Kupasında Bugun
Güney Afrika'da düzenlenen FIFA 2010 Dünya Kupasında Günün Programı;
14:30 / Portekiz -Kuzey Kore
17:00 / Şili - İsviçre
21:30 / İspanya - Honduras
Portakallar Garantiledi
Zaman zaman favorilerin bizleri yanılttığı, kesin kazanır dediğimiz takımların kazanamadığı, diğerlerine göre biraz farklı bir dünya kupası izliyoruz. Bugun Dünya kupasında 10.günü devirmek üzereyiz, geriye dönüp baktığımızda İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya gibi takımların hayal kırıklığına uğrattıklarını ve oynadıkları futbolla taraftarlara tat vermedikleri aşikar...
Bu özetin ardından gelelim günün maçına günün maçında Hollanda ile Japonya kozlarını paylaştı. Hollanda, Japonya önünde zaman zaman zorlansada sonuca gitmeyi bildi ve mücadeleden 1-0 galip ayrıldı ve gruptan çıkmayı garantiledi. Oynadıkları maçlarda seyir zevki olarak diğer takımlara oranla daha tatmin edici olan Portakallar şimdi rakibini beklemeye koyuldu. Hollanda 2.turda F grubunu 2.sırada tamamlayan takımla karşı karşıya gelecek.
Grubun diğer maçında ise Kamerun ile Danimarka karşı karşıya geldi. Kamerun mücadeleden 2-1 mağlup ayrıldı ve bu sonuçla kupaya veda etti...
El yordamıyla bi yere kadar..
Yukarıdaki görüntüyü daha dün gibi hatırlıyorum. Thierry Henry'nin eliyle düzeltip verdiği pas sonucunda Gallas'ın ağlarla buluşturduğu top ve Fransa'nın Dünya Kupası finallerine katılması. İrlanda'nın kupaya katılamaması ve sonrasında gelişen olaylar..
Bugün hak, adaletin yerini bulduğu İrlanda'lıların sevindiği ve bedduaların bir nevi işe yaradığı gün... Dünya kupasının favorilerinden Fransa bugün Meksika karşısında 2-0 yenilerek, 2 maçta sadece 1 puan toplamıştır ve kupaya büyük bir olasılıkla havlu atmıştır. Şu sıralarda İrlanda'da her yerde bayram havası.. Pizza Hut şirketi 700 bedava pizza dağıtarak bir nevi Fransa'nın havlu atmasını kutlamaktadır. Haksızlar mı elbette haklılar daha önce birazcık sevip desteklediğim Fransa'ya kocaman bir oh olsun diyesim geliyor şu dakikalarda çünkü haketmedikleri bir turnuvaya katıldılar. Ve bugün İrlanda'lılar kupayı kazanmış kadar mutlular, mutlu olsunlarda çünkü haklılar... Fransa'da bu mağlubiyet bir dönemin sonu olacak ve takımda köklü değişiklikler olacaktır. Bunları ilerleyen günlerde göreceğiz.... Son olarak da İrlanda'lılara da iyi eğlenceler dilemek gerekir... El yordamıyla bi yere kadar Fransa.. Hoşçakal...
Thierry Henry mücadelenin tamamını tribünden seyretti...
Tribünler Güzeller Geçidi...
Vuvuzela'ları susturdular
2010 Dünya Kupası A Grubu ikinci maçında Diego Lugano'nun da kaptanlığını yaptığı Uruguay, ev sahibi Güney Afrika'yı 3-0 mağlup etti ve son maçlar öncesinde gruptan çıkma yolunda çok önemli bir adım attı. Pretoria'daki 49 bin seyirci kapasiteli Loftus Versfeld Stadı'nda oynanan ve ilk yarısı da Uruguay'ın 1-0'lık üstünlüğü ile sona eren maçın golleri 24 ve 80. (penaltı) dakikalarda Diego Forlan ve 90+4. dakikada Pereira'dan geldi.
Güney Afrika kalecisi Khune 79. dakikada kırmızı kart gördü ve oyun dışında kaldı.
Maçın başından sonuna kadar oyunun üstünlüğünü elinde bulunduran Uruguay, hızlı başladığı maçta golü bulduktan sonra daha kontrollü bir futbolu tercih etti. Ev sahibi Güney Afrika ise çok nadir geliştirdiği ataklarda golü bulamadı.
Uruguay bu galibiyetle puanını 4'e yükseltip maç fazlasıyla liderliğe yükselirken, Güney Afrika 1 puanda kaldı.
Uruguay gruptaki son maçında 22 Haziran'da Meksika karşısına çıkarken, Güney Afrika da aynı tarihte Fransa ile kozlarını paylaşacak
Güney Afrika kalecisi Khune 79. dakikada kırmızı kart gördü ve oyun dışında kaldı.
Maçın başından sonuna kadar oyunun üstünlüğünü elinde bulunduran Uruguay, hızlı başladığı maçta golü bulduktan sonra daha kontrollü bir futbolu tercih etti. Ev sahibi Güney Afrika ise çok nadir geliştirdiği ataklarda golü bulamadı.
Uruguay bu galibiyetle puanını 4'e yükseltip maç fazlasıyla liderliğe yükselirken, Güney Afrika 1 puanda kaldı.
Uruguay gruptaki son maçında 22 Haziran'da Meksika karşısına çıkarken, Güney Afrika da aynı tarihte Fransa ile kozlarını paylaşacak
Dünya Kupası 4.Günün Özeti
Artık yazılar günlük formatına doğru kayıyor, bu aslında hem iyi hem de kötü bir nokta.Blog'da biraz daha bilgi fena olmaz diyenlerdenim ancak biraz da muhabbet havası yaratırsak ne ala...
Bu Dünya Kupası ile alakası olamayan kişisel girişin ardından belirtmek isterim ki bugun yine hayal kırıklığı oldu benim için aslında önemli bir gündü İtalya yani son Dünya Şampiyonu bugun 21:30'da sahaya çıkacaktı. Nitekim çıktı da ama o da ne Dünya Şampiyonu olan takımdan eser yok sahada futbolcular desek anlamsız bir çoğu alakası toplama isimler, tecrübeli teknik adam Lippi'yi eleştirmek haddime değil biliyorum ama birkaç cümle yazmadan geçemedim bu konuda. Çok anlamsız kopuk isimler kadroda kemik İtalya kadrosundan uzakta biraz Fransa havası gördüm sanki 2006 Finalinin İtalya ile Fransa arasında olması 2010' da böyle olacağı anlamına gelmez elbette ama tablo bu takımlar için üzücü. Fransa- Uruguay maçının yapıldığı stadda yoğun yağış altında oynanan maçta Paraguay ile İtalya karşılıklı goller ile 1-1 berabere kaldı ve 1'er puanı paylaştılar. Haber değeri taşıyan asıl cümle bu ancak bunun ötesinde bişeyler var söylenmesi gereken. İtalya favori falan değil benim için tad almıyoruz onları izlerken oyunun son bölümleri harici çok sıkıcı bir maç daha izledik. İtalya ile ilgili son cümlem şudur ki Gruptan çıkarlar çünkü basit bir gruptalar ancak Brezilya - Portekiz -Fildisi'li grupta olsalardı gerçekten zorlanırlardı. Lippi'nin son dünya şampiyonası olma ihtimali yüksek ileriki maçlar ne gösterecek bunu hep birlikte izleyip göreceğiz.
Gelelim bir diğer maça bugun 14:00'te günün ilk maçında Hollanda ile Danimarka karşılaştı. İlk yarısı golsüz biten maçta ikinci yarının hemen başında Hollanda 1-0 öne geçti 85.dakikada ise Kuyt skoru belirledi ve Portakallar, Danimarka'yı 2-0 geçerek 3 puana uzanmayı başardı. Eğer bilgi ötesinde bir parantez açmak gerekirse o parantez kesinlikle Hamburg'lu 23 yaşındaki kanat oyuncusu Elia'ya açılmalı. Oyuna sonradan girmesine rağmen oyuna ivme kazandırması ve bireysel yetenekleri ile Portakallara 2.golu getirmesi takdire şayandı.
Japonya -Kamerun
Bu maça ne yazmak gerek bilmiyorum kaliteli bir futbol göremedik ancak Japonlar koşarak mücadele ederek hakkettikleri bir galibiyet aldılar ve bence çok önemli bir 3 puan aldılar, gruptan çıkma şansları bu galibiyet ile bir hayli fazla...
Günün Özeti : Yine beklediğimiz futbol ortaya konulmadı herhangi bir takım tarafından özellikle günün hayal kırıklığı tacı tartışmasız İtalya'nın. Son şampiyon Paraguay karşısında döküldü.Yarın ki Brezilya ve özellikle diğer günkü İspanya maçlarında işte futbol bu diyeceğimize inanıyorum. Brezilya'nın rakibi kolay rahat geçecektir ancak İspanya maçı izlenmeye değer. Çarşamba günü 17:00'da İsviçre ile olduğunu hatırlatıyor yarınki maçları beklemeye koyuluyoruz...
Not: O kırmızı nokta gibi görünen şeyin aslından bir Japonya bayrağı olduğunu hatırlatırız.. Arkaplan beyaz oldugundan o şekilde gözüküyor..
Bu Dünya Kupası ile alakası olamayan kişisel girişin ardından belirtmek isterim ki bugun yine hayal kırıklığı oldu benim için aslında önemli bir gündü İtalya yani son Dünya Şampiyonu bugun 21:30'da sahaya çıkacaktı. Nitekim çıktı da ama o da ne Dünya Şampiyonu olan takımdan eser yok sahada futbolcular desek anlamsız bir çoğu alakası toplama isimler, tecrübeli teknik adam Lippi'yi eleştirmek haddime değil biliyorum ama birkaç cümle yazmadan geçemedim bu konuda. Çok anlamsız kopuk isimler kadroda kemik İtalya kadrosundan uzakta biraz Fransa havası gördüm sanki 2006 Finalinin İtalya ile Fransa arasında olması 2010' da böyle olacağı anlamına gelmez elbette ama tablo bu takımlar için üzücü. Fransa- Uruguay maçının yapıldığı stadda yoğun yağış altında oynanan maçta Paraguay ile İtalya karşılıklı goller ile 1-1 berabere kaldı ve 1'er puanı paylaştılar. Haber değeri taşıyan asıl cümle bu ancak bunun ötesinde bişeyler var söylenmesi gereken. İtalya favori falan değil benim için tad almıyoruz onları izlerken oyunun son bölümleri harici çok sıkıcı bir maç daha izledik. İtalya ile ilgili son cümlem şudur ki Gruptan çıkarlar çünkü basit bir gruptalar ancak Brezilya - Portekiz -Fildisi'li grupta olsalardı gerçekten zorlanırlardı. Lippi'nin son dünya şampiyonası olma ihtimali yüksek ileriki maçlar ne gösterecek bunu hep birlikte izleyip göreceğiz.
Gelelim bir diğer maça bugun 14:00'te günün ilk maçında Hollanda ile Danimarka karşılaştı. İlk yarısı golsüz biten maçta ikinci yarının hemen başında Hollanda 1-0 öne geçti 85.dakikada ise Kuyt skoru belirledi ve Portakallar, Danimarka'yı 2-0 geçerek 3 puana uzanmayı başardı. Eğer bilgi ötesinde bir parantez açmak gerekirse o parantez kesinlikle Hamburg'lu 23 yaşındaki kanat oyuncusu Elia'ya açılmalı. Oyuna sonradan girmesine rağmen oyuna ivme kazandırması ve bireysel yetenekleri ile Portakallara 2.golu getirmesi takdire şayandı.Japonya -Kamerun
Bu maça ne yazmak gerek bilmiyorum kaliteli bir futbol göremedik ancak Japonlar koşarak mücadele ederek hakkettikleri bir galibiyet aldılar ve bence çok önemli bir 3 puan aldılar, gruptan çıkma şansları bu galibiyet ile bir hayli fazla...
Günün Özeti : Yine beklediğimiz futbol ortaya konulmadı herhangi bir takım tarafından özellikle günün hayal kırıklığı tacı tartışmasız İtalya'nın. Son şampiyon Paraguay karşısında döküldü.Yarın ki Brezilya ve özellikle diğer günkü İspanya maçlarında işte futbol bu diyeceğimize inanıyorum. Brezilya'nın rakibi kolay rahat geçecektir ancak İspanya maçı izlenmeye değer. Çarşamba günü 17:00'da İsviçre ile olduğunu hatırlatıyor yarınki maçları beklemeye koyuluyoruz...
Not: O kırmızı nokta gibi görünen şeyin aslından bir Japonya bayrağı olduğunu hatırlatırız.. Arkaplan beyaz oldugundan o şekilde gözüküyor..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


























