20 Ekim 2010 Çarşamba | 0 yorum | By: Bora DONMEZ

Rijkaard dönemi sona erdi


Hafta sonunda alınan Ankaragücü mağlubiyeti sonrasında Rijkaard ile kopma noktasına gelen ipler bugün itibari ile koptu ve Galatasaray Spor Kulübünden resmi açıklama geldi...
Açıklama Metni


GALATASARAY'DAN YAPILAN RESMİ AÇIKLAMA"20 Ekim 2010 tarihi itibarıyla Teknik direktörümüz Frank Rijkaard, antrenörümüz Johan Neeskens ve yardımcılarıyla yaptığımız karşılıklı görüşme sonucunda yollarımızı ayırma kararı vermiş bulunuyoruz...
Bugüne kadarki çalışma sürecimizde iş disiplini, çalışkanlığı, insanlığı, kimlik ve kişiliği ile karşılıklı ilişkilerimizde hiçbir sıkıntı yaşamadığımız tecrübe ve birikimini bizimle paylaşmaktan kaçınmayan sayın Frank Rijkaard’a Galatasaray’a verdiği emek ve mesaisi için teşekkürü borç biliriz.
Çalışması ve beyefendi kişiliğiyle birlikte olduğumuz süreçte futbol adamlığı ve ustalığını bu konuda deneyimlerini ve görüşlerini aynı ortamlarda soluduğumuz antrenörümüz Johan Neeskens’e Galatasaray camiasına katkıları, emeği ve çalışması için müteşekkir olduğumuzu belirtiriz.
Her iki ustanın yanısıra teknik heyetimizde yer alan Alberto Roca Pujol ve Carlos Quadrat’a da bugüne kadar kulübümüz bünyesinde vermiş oldukları mesaileri için teşekkür ederiz."
18 Ekim 2010 Pazartesi | 0 yorum | By: Bora DONMEZ

Kanarya Dört Köşe



Spor Toto Süper Lig'in 8. haftasının kapanış maçında Fenerbahçe, Konyaspor deplasmanındaydı. Galatasaray maçı öncesindeki son maçta Alex' siz Fenerbahçe farka koştu.
İstanbul dışındaki ilk deplasman galibiyetini almak amacıya Konya'ya gelen sarı - lacivertli ekip amacına ulaştı. Emre, Stoch, Lugano ve Semih'in golleriye 4-1 lik skorla zafere ulaşan Fenerbahçe, kadıköy'deki Galatasaray maçına hazır olduğunun sinyallerini verdi.
Mücadelenin 2.yarısında oyunu rölanti' ye alan Fenerbahçe rahat bir galibiyete imza attı. Galatasaray ve Beşiktaş'ın kendi sahalarında mağlup olduğu, Bursaspor'un da berabere kaldığı haftada galip gelen Fenerbahçe puanını 16 ya çıkararak 4.sıraya yerleşti.

Konyaspor - Fenerbahçe



İŞTE MUHTEMEL 11'LER

KONYASPOR: Gökhan, Kere, Emrah, Hakan Aslantaş, Martin Klein, Adnan, Burak, Dockal, Grajciar, Erdal, Lietava 


***TEKNİK DİREKTÖR: Ziya Doğan

FENERBAHÇE: Volkan, Gökhan Gönül, Lugano, Yobo, Caner , Dia, Mehmet Topuz, Emre, Andre, Stoch (Özer), Kazım


***TEKNİK DİREKTÖR: Aykut Kocaman


***Saat: 20.00 
Yayın: Lig TV


Cim-Bom'da Baros Şoku

SON DAKİKA

G.Saray'ı F.Bahçe maçı öncesinde sıkıntısını daha artıracak haber golcüsü Milan Baros'tan geldi. Ankaragücü maçının ikinci yarısında sakatlanıp oyunu terketmek zorunda kalan Çek golcünün bugün yapılan kontrolünde kesin olarak Fenerbahçe maçında oynamayacağı ortaya çıktı. Milan Baros'un bu hafta takımla birlikte antrenmana katılmasının mümkün olmadığı öğrenildi.

Aslan'ın Sarı - Lacivert Fobisi...

Galatasaray 2 - 4 Ankaragücü
Süper Lig'deki üç sarı-lacivert renge sahip takımdan birisi olan Ankaragücü dün gece Ali Sami Yen' de Galatasaray karşısındaydı. Bol gollü, bol pozisyonlu ve kırmızı kartlı geçen mücadelede kazanan sarı lacivertli Ankara temsilcisi oldu.
İlk golde büyük hata
Ankaragücü'nün hızlı başladığı mücadelede ilk gol 3.dakika'da Metin'den geldi. Ankara temsilcisi kendi lehine çalınan serbest atışı hızlı şekilde kullandı bu sırada yan hakem Serdar Akçer önce bayrağı ile orta hakem Tolga Özkalfa'yı uyardı ancak orta hakem mücadeleyi devam ettirdi ve golü verdi, gol sonrasında hakeme tepki gösteren Galatasaraylı futbolcu ve taraftarların tepkileri sonucu değiştirmedi ve erken gelen golle Ankaragücü öne geçti. Golle ilgili olarak haberin ötesinde bir yorum yapmak gerekirse net olarak hatalı bir gol olduğu ifade edilebilir, yan hakem'de bunu gol atılmadan önce ifade etmeye çalıştı ancak pozisyonu görmeyen orta hakem Tolga Özkalfa'nın oyunu devam ettirmesi yanlıştı.
Aslan'ın Savunması S.O.S veriyor
Galatasaray takımının savunma performansı, Ankaragücü karşısında da beklentileri karşılayamadı. Özellikle defansın arkasına atılan toplarda kademe anlayışını oturtamayan sarı-kırmızı ekip, Ankaragücü karşısında benzer hatalardan iki gol yemekten kurtulamadı. Bu sezon kalesinde ilk kez 4 gol birden gören Galatasaray, geride kalan 8 haftada rakiplerinin 12 golünü engelleyemedi.


*Son Yorum :  Galatasaray Spor Kulübü ile aynı yaştaki, en yaşlı Galatasaray'lının (Fatma Nine) tribünden takip ettiği mücadelede, Galatasaray net olarak rakibine boyun eğdi, mücadeleden uzak, tat vermeyen oyunu ile aslan takımda iç huzurun olmadığının sinyalini verdi. Galatasaray taraftarı ise Rijkaard konusunda artık taviz vermediğini yönetime gösterdi  verdi. Son söz olarak haftaya oynanacak Fenerbahçe derbisi öncesi umut vermeyen Galatasaray; taraftar, yönetim ve futbolcuları ile Sarı - Lacivert fobisini sürdürüyor. Önümüzdeki hafta kadıköy'deki maçta geleneğin bozulup, bozulmayacağı ise merak konusu...

Yazan: Bora DÖNMEZ
 
14 Ekim 2010 Perşembe | 0 yorum | By: Bora DONMEZ

Hafta Sonu Futbol Keyfi ( TV )


Hafta Sonu Yerli - Yabancı onlarca Maç TV' de olacak peki ama hangi kanal'da izleyebiliriz ?




Hafta Sonu Futbol Keyfi 

15 Ekim Cuma

20.00 Bursaspor – Kardemir Karabük (LİG TV)
21.30 Köln – Borussia Dortmund (TRT 3)

16 Ekim Cumartesi
14.00 Kartalspor – Kayseri Erciyesspor (TRT 1)
15.30 Eskişehirspor – İstanbul Belediye (DIGI)
16.30 Bayern Münih – Hannover (TRT 3)
17.00 Arsenal – Birmingham (SPORMAX)
17.00 Manchester United – West Bromwich (Spormax)
17.30 Gaziantepspor – Bucaspor (DIGI)
19.00 Beşiktaş – Manisaspor (LİG TV)
19.00 Atletico Madrid – Getafe (NTVSPOR)
19.30 Aston Villa – Chelsea (SPORMAX)
21.00 Barcelona – Valencia (NTVSPOR)
22.00 Toulouse – PSG (KANAL A)
23.00 Malaga – Real Madrid (NTVSPOR)
00.30 Flamengo – Internacional (SPORMAX)

17 Ekim Pazar

14.00 Boluspor – Denizlispor (TRT 1)
15.30 Everton – Liverpool (SPORMAX)
15.30 Gençlerbirliği – Antalyaspor (DIGI)
15.30 Kasımpaşa – Trabzonspor (LİG TV)
16.30 Kaiserslautern – Eintracht Frankfurt (TRT 3)
17.30 Kayserispor – Sivasspor (DIGI)
18.00 Blackpool – Manchester City (SPORMAX)
18.00 Lens – Rennes (KANAL A)
18.30 Hoffenheim – Mönchengladbach (TRT 3)
19.00 Galatasaray – Ankaragücü (LİG TV)
19.30 Çaykur Rize – Giresunspor (TRT 1)
22.00 Guarani – Corinthians (SPORMAX)
22.00 Lyon – Lille (KANAL A)
22.00 Sporting Gijon – Sevilla (NTVSPOR)

18 Ekim Pazartesi

20.00 Adanaspor – Diyarbakırspor (TRT 6)
20.00 Konyaspor – Fenerbahçe (LİG TV)

Nazar Değdi



Fenerbahçe'ye geldiği günden beri golleriyle Fenerbahçe'nin skor yükünü taşıyan ve İspanya'dan büyük beklentilerle alınıp çok kötü bir sezon geçiren Daniel Guiza'dan sonra Fenerbahçe camiasının gönlünde taht kuran Mamadou Niang  milli takımdan sakat döndü. Senegal Milli Takımı'nda çıktığı 2 maçta da 5 golü bulunan futbolcunun hafif bir şekilde sakatlandığı ve sağ diz iç yan bağlarında yırtık olduğu ifade edildi. Yırtığın büyümemesi için Niang'ın tedavisine hemen başlandığı öğrenildi.
Niang, Konyaspor mücadelesinde forma giyemeyecek ancak 24 Ekim'de Şükrü Saraçoğlu Stadyumunda oynanılacak olan Galatasaray mücadelesinde forma giyebilecek.
13 Ekim 2010 Çarşamba | 0 yorum | By: Bora DONMEZ

YİNE BİZE HÜSRAN...

Azerbaycan - Türkiye maçı ile ilgili milli rezalet, milli hüsran ya da buna benzer kelimelerden herhangi birini kullanabiliriz, bu maçla alakalı söylenecek çok şey var ama bu can sıkıcı konuda artık çok da fazla bir şey söylemek ya da yazmak gelmiyor içimden. Dün gece rakibin bir önemi yoktu aslında kazanmaya inanmayan bir teknik adamla ve kadroyla çıkılan mücadelenin doğal sonucuydu yaşanılanlar. Şimdi herkes Hiddink' e yükleniyor, tamam hak veriyorum bir anlamda ama tek suçlu Hiddink mi? Bu adamı kurtarıcı gibi göreve getirenlerde en az o adam kadar suçlu değil mi? Farklı sesler çıkıyor; takımı Oğuz Çetin kuruyor, Hiddink stada gidip maç izlemiyor takımı Hollanda'dan çalıştırıyor diyorlar tamam haklısınız ama neden kimse bir şey yapmıyor neden elinimizi taşın altına sokma cesaretimiz yok.
Şimdi ne olacak söylüyorum, hatta iddia ediyorum; Milli aradan sonra ligler başlayacak yavaş yavaş bu hüsran unutulacak zaten önümüzde geniş bir milli ara var bu arada takım toparlanır diye işler akışına bırakılacak ama hiç bir şey istendiği gibi olmayacak, yumurta kapıya dayanınca ancak formül üreten biz Türkler yine işleri son dakikaya bırakacağız ve üzülerek söylüyorum ki bu takım ve bu teknik kadro ile Euro 2012' de hayal olacak. Hayal olacak olmasına ama bu bizim ülkemizde çok da bir olumsuz etki yaratmayacak zaten kaç tane büyük turnuva oynadık ki bu güne kadar gitmediğimiz turnuva sayısı gittiğimiz turnuva sayısından çok daha fazla.
Skora falan hiç takılmıyorum ama dün gece Azeriler bileklerinin hakkı ile yendiler bizi, biz daha Mesut Özil' lere takılmaya devam ettikçe, herkes sadece şu yapılmalı diye ahkam kestikçe, arpa boyu yol almamız mümkün değil.
10 Ekim 2010 Pazar | 0 yorum | By: Bora DONMEZ

Mesut Özil dosyası

Son günlerde spor gündemini ziyadesiyle meşgul eden bir konu olan Mesut Özil konusunu siteye taşımak istedim, Şu günlerde Mesut'u ıslıklayan da var alkışlayan da. Islıklayanlar neden ıslıkladığını biliyor mu o konuda bir fikrim yok ama ben neden alkışladığımı biliyorum, kısa ve öz olarak Mesut'un hikayesi söyle; Mesut Özil 15 Ekim 1988'de Almanya'nın Gelsenkirchen kentinde dünyaya geldi. Anne ve Babası Zonguldak nüfusuna kayıtlılar. 1970'li yıllarda İşçi sıfatıyla Almanya'ya göç eden milyonlarca insandan ikisi olarak kayıtlara geçiyorlar. Daha sonra 1988 yılında Mesut dünyaya geldi.Küçükken mahallesinde "Maymun kafesi" diye adlandırılan futbol sahasında gece gündüz, karda yağmurda sürekli arkadaşlarıyla top oynayan Mesut futbola 1995 yılında DJK Westfalia 04 Gelsenkirchen takımında başladı. Hayatı boyunca bir çok takımda oynayan Mesut'un başlamadan biten Türkiye yolculuğunu anlatmak aslında neden alkışlamak gerektiğinin net olarak göstergesi olacaktır.
Başlamadan biten Türkiye macerası...
Schalke 04’ün gençler takımında bir yıl kadar top koşturduktan sonra ve Bayern Münih‘i 2-1 yenerek gençlerde Almanya Şampiyonu olduktan sonra, o dönemde Schalke 04 başkanlığını yürüten Gerhard Rehberg, Mesut Özil'i yakın dostu olan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'e götürür. O tarihte Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın ile görüşüp futbolcuyu idmana götürmüş ancak yöneticiler "Bu çocuk çok cılız. Solucan gibi. Bundan futbolcu olmaz. Denemeye bile gerek yok." sözünün üzerine Beşiktaş’ın kapısını çalmışlar ama onlar da "Futbolcu tipi yok" diyerek benzer bir tavır sergilemiş. Bu yaşananlardan sonra Fenerbahçe’nin yolunu tutmaya ise cesaret edememişler. Türkiye macerası başlamadan biten Mesut, 12 Ağustos 2006 tarihinde Schalke 04 ile profesyonel kontrat imzaladı.
Yukarıda 3 büyükler diye tabir ettiğimiz futbol takımlarımızın Mesut'a yaklaşımını gördük, aslında bu sadece Mesut'un özelinde yaşanan bir hikaye değil elbette gençlere şans vermek yerine 30 yaş üstü Brezilya'lı içi geçmiş adamları ülkemize getirip onların karınlarını doyurmayı görev edinen kulüp başkanları ve yöneticilerinin ortaya çıkardığı doğal sonuçtur bu.
Mesut şu anda Real Madrid'de yani dünya üzerinde futbol oynayan ya da oynamayı hayal eden her insanın olmak istediği en yüksek noktada onun  oradaki başarısı ile nasıl övünüp '' TÜRK İŞTE HELAL OLSUN ÇOCUĞA '' diye övünmeyi biliyorsak Almanya formasıyla oynadığında da en azından saygı duymayı bilmeliyiz diye düşünüyorum. Ayrıca bizim kulüplerimizde bu zihniyet olduğu müddetçe nice Mesutlar, Türkiye dışında diğer ülkeleri seçecektir. Değişeceğini pek düşünmesem de temennim o yöndedir ki umarım en kısa zamanda bu zihniyet değişir ve bu çocukları ülkemize kazandırmayı başarırız.






YAZAR: BORA DÖNMEZ
KAYNAK: Vikipedi(TR)

Fransa'da Roman Havası !

Klavyem alışmışken 2.yazıyı da bekletmeden yazalım diye koyulduk yola bastık tuşlara basmaya, nitekim bugün ilk yarısını ara ara 2.yarısının da tamamını takip etmeye fırsat bulduğum Fransa - Romanya maçını yazmak iyi fikir gibi geldi şu dakikalarda.
Fransa takımını  bir Thierry Henry hayranı olarak dikkatle takip etmeye çalıştım yıllarda ancak bir çok futbol sever gibi 2010 Dünya Kupası grup eleme maçlarında Thierry'nin elle verdiği pas sonucunda attıkları golden sonra tabiri caiz ise küstüm Fransızlar. Nitekim 2010 Dünya Kupasında beddualar tuttu, Dünya Kupasından hüsranla dönen Fransızlar, Güney Afrikadan evine sadece sorunları ve takımdaki çalkantıyı götürdü.
Takım içindeki kadro revizyonları, teknik direktör değişiklikleri, spekülasyonlar olaylar derken sancılı bir dönem sonunda simdi Euro 2012 Elemeleri için sahneye çıktılar.
Uzun ve biraz da can sıkıcı olduğunu tahmin ettiğim girizgahın ardından gelelim sadede,  Fransa bugün Romanya karşısında güle oynaya kazanmasa da teknik direktör Blanc yönetiminde toparlandığının sinyalini verdi ve Romanya takımını 2-0 devirmeyi bildi.
Fransa umarım 2012 Avrupa Şampiyonasında oturmuş kadrosu ve futbolu ile gündeme gelir ve biz futbol severlerde onları izlemekten keyif almaya başlarız.


*Küçücük bir dip not: Ayrıca mücadelenin alt bitmesi de sevindirici. (Tamamen duygusal)  '' =) ''
Bora DÖNMEZ
9 Ekim 2010 Cumartesi | 0 yorum | By: Bora DONMEZ

Vuciniç'ten İlginç Gol Sevinci

Dünya Kupasından sonraki ilk blog yazım oluyor şu andaki ne kadar uzun zaman geçmiş, blogu bir hayli ihmal etmişim ama bundan sonraki süreçte bir şeyler karalamaya devam etmek niyetindeyim bakalım ne kadar sadık olacağım bu duruma.
Aslında bu satırları yazmamdaki en büyük ilham kaynağım dün gece oynanan 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde dün İsviçre'yi 1-0 yenen Karadağ'ın golünü atan Mirko Vuciniç' in attığı gol sonrasındaki sevinciydi. Yeşil sahalarda pek fazla görmediğimiz biçimde sortunu çıkarıp kafasına geçiren vuciniç doğal olarak bu hareketi sonrasında donuyla kaldığı için hakem sarı kartı çıkardı. Maçın 67.dakikasından sonra maçı izleyen herkesin inşallah bir gol daha atmaz şu herif bi daha görmek zorunda kalmayız donunu dediğini duyar gibi oldum. Nitekim mücadelede başka gol olmadı ve Karadağ takımı Vuciniç in enteresan sevinçli golüyle mücadeleyi 1-0 kazanarak 3'te 3 yaparak grupta 9 puanla liderlik koltuğuna kuruldu.