Başlamadan biten Türkiye macerası...
Schalke 04’ün gençler takımında bir yıl kadar top koşturduktan sonra ve Bayern Münih‘i 2-1 yenerek gençlerde Almanya Şampiyonu olduktan sonra, o dönemde Schalke 04 başkanlığını yürüten Gerhard Rehberg, Mesut Özil'i yakın dostu olan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'e götürür. O tarihte Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın ile görüşüp futbolcuyu idmana götürmüş ancak yöneticiler "Bu çocuk çok cılız. Solucan gibi. Bundan futbolcu olmaz. Denemeye bile gerek yok." sözünün üzerine Beşiktaş’ın kapısını çalmışlar ama onlar da "Futbolcu tipi yok" diyerek benzer bir tavır sergilemiş. Bu yaşananlardan sonra Fenerbahçe’nin yolunu tutmaya ise cesaret edememişler. Türkiye macerası başlamadan biten Mesut, 12 Ağustos 2006 tarihinde Schalke 04 ile profesyonel kontrat imzaladı.
Yukarıda 3 büyükler diye tabir ettiğimiz futbol takımlarımızın Mesut'a yaklaşımını gördük, aslında bu sadece Mesut'un özelinde yaşanan bir hikaye değil elbette gençlere şans vermek yerine 30 yaş üstü Brezilya'lı içi geçmiş adamları ülkemize getirip onların karınlarını doyurmayı görev edinen kulüp başkanları ve yöneticilerinin ortaya çıkardığı doğal sonuçtur bu.
Mesut şu anda Real Madrid'de yani dünya üzerinde futbol oynayan ya da oynamayı hayal eden her insanın olmak istediği en yüksek noktada onun oradaki başarısı ile nasıl övünüp '' TÜRK İŞTE HELAL OLSUN ÇOCUĞA '' diye övünmeyi biliyorsak Almanya formasıyla oynadığında da en azından saygı duymayı bilmeliyiz diye düşünüyorum. Ayrıca bizim kulüplerimizde bu zihniyet olduğu müddetçe nice Mesutlar, Türkiye dışında diğer ülkeleri seçecektir. Değişeceğini pek düşünmesem de temennim o yöndedir ki umarım en kısa zamanda bu zihniyet değişir ve bu çocukları ülkemize kazandırmayı başarırız.
YAZAR: BORA DÖNMEZ
KAYNAK: Vikipedi(TR)


0 yorum:
Yorum Gönder